AS de kaplıca tedavisini hastalığın aktif enflamasyon olmayan dönemlerinde tavsiye ediyoruz. Yani sedimentasyon ve CRP yüksekse şiddetli gece ağrıları varsa önermiyoruz. Bu semptomları sıcak daha da artırıyor. Aktif olmayan dönemde kaplıca tedavisi kasları gevşeterek omurganın ve eklemlerin hareket açıklıklarını artırıyor. Kas kasılmaları da azaldığı için hasta çok rahat edebiliyor. Kaplıcada dikkat edilmesi gereken diğer bir husus da soğuktan korunmak. Kaplıcadan çıkınca soğuk bir yerden ya da dışarıda dolaşarak odanıza gidiyorsanız, üşütüyorsunuz. Bunun için korunmak da önemli.
Bikarbonatlar, magnezyum, sitratlar, sodyum, flor ve kalsiyum maden suyunda bulunan doğal dengeleri ile ürolojik hastalıkların seyri ve özellikle ameliyat sonrasında çok etkendir. Böbrek taşlarının tekrarlamasını önlemenin en kolay, en pratik ve doğal yolu bu sıvıları bolca tüketmektir. Bikarbonatlı sular alkali yapıları sayesinde mide asiditesini nötralize eder ve bu özelliği nedeni ile peptik ülser hastalığının tedavisinde önemli rol oynarlar. Yine fonksiyonel mide ve bağırsak hastalıklarında semptomları azaltıcı etkileri vardır.Kalsiyum ve magnezyum içeren sular bağırsak molaritesini azaltarak stress sonucu gelişen ishal gibi şikayetleri önlemede etkili olurlar. Sülfatlı sular safra salgılarını ve akımlarını arttırır. Bikarbonat, sodyum, magnezyum, kalsiyum, sülfat, nitrat Tedavi Ettiği Hastalıklar: Diabet, şişmanlık, gut gibi hastalıklarda kanda birikmiş unsurları, bu arada şeker ve yağları temizler, asit ürik fazlalığının idrarla atılmasını sağlar, böbrek taşlarının büyümesine engel olur. yüksek radyoaktivitelidir. İçme olarak ağrılı midelere, karaciğer, safrakesesi, mesane yolları rahatsızlıklarına iyi gelir. Böbrek taşlarının düşürülmesinde, kalbin çalışması ve damar sertliğinin giderilmesinde faydalıdır. Ayrıca tansiyon düşürücü özelliği vardır. Yenihamam ve Afyon Belediyesi’nin yaptırdığı iki hamam aynı nitelikteki yeni kaynaklardan oluşur. 225 yatak kapasiteli Gazlıgöl Kaplıcası, serbest asit karbonik ihtiva eder. Bu özelliği ile kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde ideal bir sudur. Ayrıca nevralji, böbrek ve safrakesesi taşının düşürülmesi, bağırsak spazmları ve romatizmal hastalıkların tedavisinde etkilidir.
Suyun rahatlatıcı ve yatıştırıcı etkisi beyinden kaynaklanan felç, serebral palsi (spastik), rehabilitasyonun kritik bir önemde olduğu çocuk felci gibi nörolojik hastalıkların rehabilitasyonunda olumlu sonuçlara ulaşmayı sağlar. Ayrıca uygun çevre şartlarını sağlamak da sonuç üzerinde etkisi olan bir unsurdur. Termal suyun zihinsel yorgunluğu ve beyinsel (ensefal) yorgunluğu iyileştirmede faydaları vardır.
-Kaplıca tedavisi: Sabah ve akşam 15-20 dakikalık kaplıca tedavisi uygulanır. Sıcak suda boyun suyun içinde kalacak şekilde belirlenen süre kadar kalınır. 10 gün içinde toplam 21 banyo alınması tercih edilir. Banyodan sonra yarım saat kadar istirahat yapılır. 3-Masaj: Kaplıca tedavisinin hemen ardından profesyonel masörler tarafından boyun masajı yapılır. Bunun amacı; kasılan boyun adalelerinin gevşetilmesi ve yüzeyel kan damarlarının genişletilmesidir. Böylece hastaya ağrı veren kas kasılmaları giderildiği gibi, hasta boyun çekme işlemine de hazırlanmış olmaktadır. 4-Manuel tedavi: Boyun adaleleri tamamen gevşeyen hastalara, manuel tedavi uzmanı, boyun için gerekli traksiyon yani boyun çekme işlemlerini ve diğer manuel (elle yapılabilecek) maniplasyonları yapar. Bu tedavinin amacı boyun omurlarının arasını açarak yerinden kayan kıkırdağın yerine getirilmesidir. Böylece sinir üzerinde oluşan baskı ortadan kalkmaktadır. Manuel tedavinin ardından hastalar istirahat ederler. Ancak sabah akşam yarım saat kadar yine boyun çekme işlemi uygulanmaktadır Tedavi programında, medikal tedavi, kaplıca tedavisi, manuel tedavi, masaj, traksiyon birlikte uygulanmaktadır. Dolayısıyla bu kesin bir hücum tedavisi özelliğini taşımaktadır. Bu yüzden etkinliği de çok fazla olmaktadır. Boyun fıtıklarının % 90'lara varan büyük bir bölümünü ameliyatsız tedavi yöntemleri ile tedavi edebilmektedir. Cerrahi tedavi, yapılan bu tür tedavilere cevap vermeyen, iyileşme göstermeyen hastalara ve ilerleyen nörolojik hasarlar (Adalelerde erime, kuvvet kaybı, refleks kaybı) meydana gelen hastalar için uygulanır. Tedavide, disk zedelenmesinin yavaşlatılması için omurgayı koruyucu önlemler almak gerekir. En önemlisi bel ve karın kaslarını güçlendirme egzersizleridir. Fizik tedavi, kaplıca, masaj gibi yöntemler bir süreliğine ağrı kontrolü sağlayabilir. Kilo vermek ve düzenli spor yapmak faydalıdır. Ağrı kesici ve romatizma ilaçları da ağrının azaltılmasında yardımcıdır.
Cildin, boşaltım sisteminin çok önemli bir organı olduğunu belirten Akar, vücuttaki zararlı maddelerin yani toksinlerin atılmasında büyük rol oynayan ciltteki dokuların zamanla yaşlandığına, stres ve karaciğer yetmezliği gibi nedenlerle gözeneklerin kapandığına dikkat çekti. Akar, ‘yaşın ilerlemesi, stres ve karaciğer bozuklukları nedeniyle cilt, işlevini yapamaz hala gelir.Buradaki çamur ve termal su , cilde bu fonksiyonlarını yeniden kazandırıyor.Vücuda sürülen çamur, içerdiği kimyasal maddeler nedeniyle büzülüyor.Büzülme sayesinde ciltteki kirli kan temizlenmek üzere dolaşım sistemine püskürtülüyor.Bu sırada, çamurdaki tek hücreli amiplerden oluşan organik maddeler de ciltteki gözenekleri açıyor.Kalbe ulaşarak temizlenen kirli kan, yeniden cilde dönerek hücrelerin yenilenmesini sağlıyor.Böylece cilt kendini yenileyerek güzellik ve sağlık kazandığı gibi sedef, kaşıntı, istenmeyen kokular gibi cilt hastalıkları da ortadan kalkıyor’’ dedi. Bütün deri hastalıklarında; tuzlu, kükürtlü ve çamurlu sulardan faydalanılır. Kükürtlü madensuları deri hastalıklarına ve sivilcelere de iyi gelmektedir. Bir çok deri hastalıklarında, egzamalarda, kaşıntıların tedavisinde radyoaktiviteli kaplıca suları olumlu sonuçlar verir.
Fibromiyalji hastalığında kaplıcalar; gerek ortamın değiştirilmesi gerekse suyun sıcaklık, mineral içeriği ve radyoaktivite gibi özellikleri sayesinde olumlu yararlar sağlamaktadır. Suyla yapılan girdap banyoları, tazyikli duşlar bu katkıyı daha da perçinlemektedir. Bu nedenle kış ayları gelip ağrıları yeniden başlayan hastalar ilk fırsatta kaplıcaya gitme özlemi duymaktadırlar. omiyalji hastalığında kaplıcalar; gerek ortamın değiştirilmesi gerekse suyun sıcaklık, mineral içeriği ve radyoaktivite gibi özellikleri sayesinde olumlu yararlar sağlamaktadır. Suyla yapılan girdap banyoları, tazyikli duşlar bu katkıyı daha da perçinlemektedir. Bu nedenle kış ayları gelip ağrıları yeniden başlayan hastalar ilk fırsatta kaplıcaya gitme özlemi duymaktadırlar. Kaynak zenginliği yönünden dünyadaki ilk 7 ülke arasında yer alan Türkiye’de 1.300 civarında kaplıca bulunuyor. Ancak bu kaplıcaların sadece yaklaşık 250’sinde tesis vardır. Kaplıcalar, romatizma hastalarının yanı sıra, kent yaşamının sorunlarından uzaklaşmak, doğanın kucağında tatil yapmak isteyenlerin de akımına uğramaktadır. Kaplıcalarda bazı kurallara uymak gerekir. Buna göre 2 haftadan kısa kalınan kaplıcalardan olumlu etki alınması zorlaşmaktadır. İdeal kaplıca adedi 21 seanstır. İlk haftada hergün tek, ikinci haftada ise günde 2 defa banyo alarak hızlı program yapmak mümkündür. SPA' lar bazen şifalı suların olmadığı yerlerde suları ısıtarak veya içerisine çeşitli katkı maddeleri katarak kullanan rahatlatıcı tedavilerdir. Son yıllarda neredeyse yeni açılan tüm otellerde bu birimlere rastlanmaktadır. Genellikle uzak doğu yöntemleriyle desteklenen bu tedavi türüne Wellness uygulamaları denmektedir. FM hastalarında yararlı sonuçlar verdiği gözlemlenmiştir. Fibromiyalji nedir? Fibromiyalji (FM), yaygın kas iskelet sistemi ağrısı, uyku bozukluğu ve yorgunluğun çoğu kez birlikte bulunduğu kronik bir ağrı sendromudur. Fibromiyaljili kişilerde irritabl barsak sendromu, kronik baş ağrısı, depresyon, anksiyete, huzursuz bacak sendromu, temporomandibular disfonksiyon, kronik yorgunluk sendromu ve irritabl mesane sendromu gibi bazı semptom ya da sendromlara sık rastlanmaktadır. Genel polikliniklere başvuruların %5–6’sını, romatoloji polikliniklerine yeni başvuranların %10-20 sini fibromiyaljili hastalar oluşturmaktadır. Fibromiyalji belirtileri ve tipik özellikleri Hafıza problemleri,düşünce bozuklukları Ellerde ve ayaklarda uyuşukluk ve karıncalanmalar, Çarpıntı Azalmış egzersiz toleransı Barsak şikayetleri(gaz, kabızlık,ishal) Üzgün veya depressif durum Tansiyon veya migren başağrısı Gün boyunca yorgunluk hissi Dinlenemeden uyanmış olma hissi (sürekli uykudan uyanma) Noniseptif uyarılar nedeniyle, ağrının azaltılması ile hissedilen genel hassasiyet Çeşitli organları kapsayan psikosomatik semptomlar (hassas bağırsak sendromu, sık sık işeme, kardiyak semptomları, jinekolojik sorunlar) Nörolojik sorunlar (vücutta uyuşma görülme, sinirli ve iğneleyici olma, gergin olma hali, baş ağrısı) Ruhsal rahatsızlıklar (depresyon, anksiyete, ağır depresyon ise nadir görülmektedir.) Bilişsel sorunlar (konsantrasyon bozukluğu, yeni şeyler öğrenme güçsüzlüğü) Kişiye göre değişen ödem hassasiyeti Hastaların % 30-50’si eklem hipermobilitesine sahiptir. Vücudun üst kısmı ile sınırlı olan kızarma eğilimi (eritem fugaks) ve diğer taraftan soğuk ekstremiteler bu hastalarda yüksek oranda görülmektedir. Semptomlar dış faktörler (hava değişiklikleri, çeşitli rahatsızlıklar) ve iç faktörlere (stres faktörü) bağlı olarak değişmektedir. Fibromiyalji ayrı bir hastalık oluşumu değildir ancak belirti ve bulguların bir kombinasyonudur. Fibromiyalji hastaları sürekli olarak strese ağrı hissinin iletim sistemlerini bozacak istisnai bir şekilde reaksiyon gösterirler uzmanlar, çalışan pek çok kadının yaşadığı fibromialji hakkında şunları söylüyor;"Kendinizi sürekli yorgun hissediyorsanız, uykusuzluk sorunu yaşıyorsanız, ağrılardan şikayetçiyseniz, "fibromialji" adı verilen çağın hastalığına yakalandınız demektir. Özellikle çalışan kadınlarda görülen hastalığın temelinde stres var. Hastalık, uyku problemleri, yorgunluk, ağrı şeklinde kendini gösteriyor. Termal su, banyo uygulamaları ile Gönen'in iklimi bu hastalığı ortadan kaldırıyor. Şifalı sıcak su, kasları gevşetiyor, stresi yok ediyor ve huzur veriyor. Kaplıcaya gelenler, en az 10 en fazla 21 gün içerisinde çağın hastalığından kurtuluyor. Termal su, kısırlık, akıntı gibi diğer kadın hastalıklarına da iyi geliyor. Mineralli sıcak suya giren kadınların üreme kanalları açılıyor. Böylece hamile kalma olasılıkları büyük oranda artıyor.
Mineralli sular özellikle sülfatlı olanlar, safra kesesi tembelliğinde yararlıdır ve pankreas fonksiyonlarını da desteklerler. Diyabet’te sodyum bikarbonatlı sular insulin’in etkisini güçlendirir ve karbonhidrat metabolizmasını iyileştirirler. Yine, hem idrar miktarını hem de idrarla ürik asit atılımını artırırlar, bu yüzden Gut Hastalığı’nda krizler arası dönemde yararlıdırlar. Bikarbonat, sodyum, magnezyum, kalsiyum, sülfat, nitrat Tedavi Ettiği Hastalıklar: Diabet, şişmanlık, gut gibi hastalıklarda kanda birikmiş unsurları, bu arada şeker ve yağları temizler, asit ürik fazlalığının idrarla atılmasını sağlar, böbrek taşlarının büyümesine engel olur. Damla Hastalığı (Gut) Kanda ürik asit düzeylerinin yükselmesi sonucu ürik asitin kristalleşerek eklemlerde, tendonlarda ve çevre dokularda birikmesi ile genelde enflamatuvar artrit (kırmızı renkli, hassas ve sıcak eklem şişliği) şeklinde görülen rahatsızlığa damla hastalığı veya gut hastalığı denir. Şiddetli ağrıyla birlikte seyreden geceleri vücut ısısının düşmesi ile hastanın nöbetler geçirmesine hatta uyanmasına sebep olan damla hastalığı yani gut hastalığı hiperürisemiden kaynaklanmaktadır. Akut damla hastalığı yani gut hastalığının ayak başparmağında ortaya çıkması tipik olmakla birlikte her zaman ilk belirti ya da başlangıç belirtisi değildir. Damla hastalığı yani gut hastalığı ayaktaki öbür parmak eklemleri, ayrıca ayak bileği, diz, el ve dirsekte de görülebilir. Akut nöbetin gidişi tipiktir. Damla hastalığında yani gut hastalığında aşırı ölçüde artan iltihaplanma birden ve genellikle gece başlar. Kısa süre içinde en üst düzeye ulaşır. Ağrılar çok şiddetlidir. Çarşaf gibi yumuşak bir yere bile en küçük değme ağrıyı daha da artırmaya yeter. Ağrının şiddeti hastanın hareket etmesini ve bazen uyumasını engeller. Eklem bölgesinden çevreye yayılan belirgin bir şişlik vardır. Kırmızımsı mor renkli deri ince ve soğan zarı görünümündedir. Damla hastalığı yani gut hastalığından mustarip olan hastalar termal kaplıca suyumuzun ürik asidi dengeleyici, böbreklerin çalışmasını düzenleyici, adale kuvvetlendirici, iç salgı bezlerinin çalışmasını düzenleyici etkilerinden yararlanabilirler. Ayrıca termal kaplıca suyumuz eklem sıvısını düzenleyici, iltihap giderici, kemik dokusunu güçlendirici ve onarıcı etkiye sahiptir. Termal kaplıca suyumuzu içme ve banyo kürleri şeklinde alarak damla hastalığı yani gut hastalığından rahatlıkla kurtulabilir, isterseniz tıbbi tedaviye destek olarak da termal kaplıca suyumuz eşliğinde termal tedaviyi düşünebilirsiniz enellikle ayak başparmağında aniden gelen ağrı ve sancı ile kendisini belli eder. Parmaklarda parlak bir kızarıklık görülür. * Sonra el başparmakları, diğer parmaklar, diz kapakları, el bilekleri ve dirseklerde ağrı ile birlikte şişlikler başlar. * Hastada hafif ateş ve iştahsızlık görülür. * Tedavi edilmemesi halinde hastalık kronikleşir. Eklemlerde şekilsizlik ve ürik asit kristalleri birikimi olur. Eklemlerde ürik asit kristallerinin birikmesi sadece Gut hastalığında görüldüğünden “Romatizma” ile karıştırılmamalıdır. Sebebi bilinmemekle beraber aşırı beslenen kişilerde sık rastlanmaktadır. Kanı ürik asitten temizlemek için, hastalığın başlangıcında, sülfatlı sular çok iyi netice vermektedir. Radyoaktif sular da mafsal ağrılarının giderilmesinde kullanılabilir. Gut hastalığı ile birlikte böbrekte taş teşekkül etmiş ise; sodalı su içmesini tavsiye edeceğiz Eski çağlarda aşırı et, şarap gibi fermente içkiler içebilme şansı sadece krallara ait olduğu için bu hastalık “kralların hastalığı” olarak isimlendirilmiştir. Kanda ürik asit fazlalığı özellikle kırmızı eti fazlaca tüketenlerde ortaya çıkar. Bazı kişilerde kandaki bu fazlalık zamanla eklemlere kristal olarak çöker. Özellikle bir ziyafet sonrası ayak başparmağında şişme ve müthiş bir ağrı meydana gelir. Damla (Gut) Hastalığında Tıp dilinde “Mikris” adı verilen bu hastalığın belirtileri şöyle sıralanabilir: * Genellikle ayak başparmağında aniden gelen ağrı ve sancı ile kendisini belli eder. Parmaklarda parlak bir kızarıklık görülür. * Sonra el başparmakları, diğer parmaklar, diz kapakları, el bilekleri ve dirseklerde ağrı ile birlikte şişlikler başlar. * Hastada hafif ateş ve iştahsızlık görülür. * Tedavi edilmemesi halinde hastalık kronikleşir. Eklemlerde şekilsizlik ve ürik asit kristalleri birikimi olur. Eklemlerde ürik asit kristallerinin birikmesi sadece Gut hastalığında görüldüğünden “Romatizma” ile karıştırılmamalıdır. Sebebi bilinmemekle beraber aşırı beslenen kişilerde sık rastlanmaktadır. Kanı ürik asitten temizlemek için, hastalığın başlangıcında, sülfatlı sular çok iyi netice vermektedir. Radyoaktif sular da mafsal ağrılarının giderilmesinde kullanılabilir. Gut hastalığı ile birlikte böbrekte taş teşekkül etmiş ise; sodalı su içmesini tavsiye edeceğiz.
İdrar yolu infeksiyonların da özellikle bikarbonat, magnezyum ve kalsiyum içerikleri yüksek mineralli sular iltihabı geriletici etki gösterirler. Ürolojik birçok hastalıkta böbrek fonksiyonlarını destekleme ve geliştirme amacıyla bol su içilmesi, termal Kaplıcaları’nın kükürt oranının yüksek olduğunu belirterek ‘Suyun yapısındaki bu özellikler birçok hastalığın nedeni olan asidin vücuttan atılmasını sağlıyor. Mineral ve radyoaktivitesinden dolayı cinsel arzuları artırıyor. Ağrılı adet, kadınlarda görülen yumurtlama sorunlarına karşı da etkili. Ameliyat sonrası yara iyileşmesinin hızlanmasında kaplıca suyunun tedavi edici özelliği var. Ayrıca mikropları öldürüyor. Vücutta hastalıklara karşı direnç sağlayan akyuvarları artırıyor’ dedi - Kadın üreme organlarındaki iltihaplarda, kaplıca suyunun buharına oturularak tedavi yapılıyor. Yumurtlama sorunlarına karşı da banyo ve küvet içinde oturma şeklinde tedavi uygulanıyor. - Kadın hastalıklarından şikayetçi olanlar, 15-20 dakikadan fazla kalmamak kaydıyla günde bir kez banyo yapmalı. KADIN HASTALIKLARI-KISIRLIK (INFERTILITE)- CİLT HASTALIKLARI Radyoaktif sular sayesinde yumurtalık iltihapları, adet düzensizlikleri, bazı kısırlık durumlarından şikâyetçi olanlar kaplıca tedavisinden olumlu sonuçlar almışlardır. Kadın hastalıklarında “kükürtlü” ve özellikle “radyoaktif” sular şifa kaynağı olmaktadır. Kaplıcamız kadın hastalıklarını iyileştirici etkilere de sahiptir. İltihap ve akıntılar başta olmak üzere kadın rahatsızlıklarına tuzlu yahut kükürtlü su kürlerinin iyi geldiği belirlenmiştir. Kesin bir sebebe bağlanamayan ağrılar, sinir bozuklukları ve adet düzensizlikleri için çamur banyolarının çok iyi neticeler verdiği bilinmektedir. Aynı şekilde özellikle KESTANBOL yöresinde bulunan radyoaktif suların bu tür rahatsızlıklara karşın çok etkili olduğu bilinmektedir. bazı kadın hastalıklarında bünyesel zayıflıkların giderilmesinde, hemipleji sekellerinin rehabilitasyonunda etkili olduğunu söylemek mümkündür. Bunlardan başka; erkeklerde cinsel dinamizm problemleriyle, stres ve strese bağlı rahatsızlıkların tedavisinde yararlı olduğu, biyolojik hücre yıpranmalarını ve yaşlanmayı yavaşlatıcı özellikleri bulunduğu gözlenmiştir. Kronik iltihaplı kadın hastalıklarında da, iltihabı sulandırıcı ve sökücü özelliğinden yararlanılabilir. Özellikle yaşlılarda ve âdetten kesilmiş kadınlarda görülen ve de-jeneratif eklem romatizması diye adlandırılan türlerde, yerleşme noktası vücudun neresinde olursa olsun, su ve çamur uygulaması tercih edilir.
Kireçlenme toplumda karşılaşılan en sık rastlanan hastalıklardan biridir. Eklemlerimizde bulunan kemiklerimizin yüzeyleri ince bir kıkırdak ile çevrilmiştir. Bu kıkırdaklar, kemiklerimizi darbelerden korur, kayganlık oluşturur, sürtünmeyi engeller ve hasar görmesini önler. Kıkırdağın incelerek kaybolması sonucunda kemikler birbiri üzerine biner. Bunun sonucunda aşınma oluşarak ağrı, hareket kısıtlılığı ve eklemlerde kıkırdak kaybına bağlı olarak iltihaplar oluşur. Bu olaya tıp dilinde osteoartrit yani kireçlenme adı verilir. Kireçlenmeye n sık tutulan eklemler; diz, kalça, el, ayak, boyun ve bel eklemleridir. Belirtileri Kireçlenmelerde kıkırdakla beraber minisküslerde yırtıklar, kemiksi doku çıkıntıları ve ağrı başlangıçları etmendir. Gelişme sürecini izleyen dönemde eklem hareketleri kısıtlanır. Eklemi güçlendiren bağların kalınlaşması sonucu şişkinlik yaratan eklemi muhafaza etme amaçlı kasılmalar yaşanır. Kireçlenme genellikle yavaş gelişmesi nedeniyle günlük hayatı çok etkilememektedir. Tedavi Yöntemi Kireçlenme vücudun ağırlığını taşıyan kemik bağlarının yaşlanmaya bağlı olarak deformasyona uğramasıdır. Kıkırdaktan başlayan hastalık eklem kapsülüne ve çevresine kadar ulaşır. Özellikle diz kireçlenmesi olarak görülen hastalıkta kullanılmayan kaslarda dahi incelmeler ve sertleşmeler olur. Kilo almaya bağlı olarak 50 yaşın üzerindeki kadınlarda sıklıkla görülür. Hastalar genellikle kiloludur ve erken yaşta da bu şikayetler görülebilir. Kireçlenmede risk oluşturan faktörler ise: Termal Sularla Eklem Tedavileri Kireçlenme ağırlık taşıyan eklemlerin yaşa bağlı olarak aşınması durumudur. Kıkırdaktan başlayıp kemiklere ve kaslara etki edebilir. Bu gibi eklem rahatsızlıklarında termal sular oldukça önerilen tedavi yöntemlerinden biridir. Ağrıların azalmasında ve hareket kabiliyetinin sınırlanmamasında etkilidir. Kireçlenmelerde kaplıca suları oldukça dost bir tedavi uygulamasıdır. 15 günlük uygulamalarda sıcak ve soğuk sular ağrıların azalmasında ve fonksiyonların arttırılmasında yararlı olur. Cerrahi bir yönteme gerek duyulmayacak seviyede ise doktor kontrolünde termal tedaviler uygulanır. Hastanın tekrar bu sorunu yaşamaması için ilaç ve fizik tedavisi ile birlikte programlı bir şekilde ilerleme sağlanır. (kestanbol) Özellikle 40’lı yaşlardan sonra eklemleriniz yavaş yavaş bozulmaya, eklem düzeylerini döşeyen kıkırdaklar parçalanmaya, tahrip olmaya ve incelmeye başlar. Yeni kıkırdak dokusunun yapımının yavaşlamasıyla birlikte eklem köşeleri ve iç yüzeylerinde kalsiyum yapısında maddeler depolanmaya ve birikmeye başlar. Eklem sıvısının azalması ve eklem boşluklarının da daralmasıyla eklem yüzeyleri düzensiz bir hal alır, hareket etmek güçleşir ve ağrılı bir hal alır. Eğer bu aşamada tedavi edilmezse ilerleyen aşamalarda tutukluk, harekette zorlanma ve istirahat halinde iken bile ağrılı bir süreç başlar. Bırakın istirahat etmeyi uyumayı bile bir çile haline getiren bu rahatsızlığa halk dilinde kireçlenme veya eklem kireçlenmesi, tıp dilinde ise ostreoartrit veya osteoartroz denilmektedir. Kireçlenme yani Eklem Kireçlenmesi ( Osteoartroz - ostreoartrit ) bir eklem hastalığıdır ve ilk değişiklikler eklem kıkırdağında başlar. Hastalık ilerledikçe eklem kenarlarında kemik çıkıntılar oluşur. Bu çıkıntılar röntgen filmlerinde en dikkat çekici görüntüler olduğu için ostreoartrit ( Osteoartroz )'a yanlışlıkla “kireçlenme” denilmiştir. Aslında vücutta kireç fazlalığı diye bir olay yoktur. Ostreoartrit ( kireçlenme ) eklemlerin iltihapsız romatizmasıdır. Bir veya birçok eklemde ağrı ile seyreder. Ostreoartrit yani kireçlenmede ağrı ile bilirlikte eklem tutukluğu, eklemden ses gelmesi, hareket kısıtlılığı ve şekil bozuklukları oluşabilir. Eklem kireçlenmesi yani ostreoartritten mustarip olan hastalar kükürtlü ama özellikle tuzlu ve radyoaktif termal sulardan faydalanabilirler. Termal kaplıca suyumuzun adale kuvvetlendirici, iç salgı bezlerinin çalışmasını düzenleyici, eklem sıvısını düzenleyici, iltihabi giderici, kemik dokusunu güçlendirici ve onarıcı etkileri vardır. Su içi ve su dışı egzersizlerle birlikte eklem kireçlenmelerinden (ostreoartrit) rahatlıkla kurtulabilir, isterseniz tıbbi tedaviye destek olarak da kaplıcamızda termal tedaviyi düşünebilirsiniz.
Osteoporoz daha fazla bilinen ismiyle kemik erimesi; kemik kitlesinin azalması ve yapısının değişmesiyle kemik kırılma riskinin artmasına yol açan bir hastalıktır. Geçmiş yıllarda fazla dikkat çekmeyen bu hastalık , hem yaşlı nüfusun artmasıyla hem de tanı koyma yöntemlerinin gelişmesiyle son yıllarda bir hayli önem kazanmıştır. Kaplıca Kürleri: İçme ve banyo kürleri şeklinde yararlanacağınız kaplıca suyu, içeriğindeki silisyumdiyoksitin (SİO2) de yardımıyla, minerallerin hücre içine çekilmesini sağlayarak kemik erimesine karşı kemiklerinizi güçlendirecektir. Buna ek olarak, gazlıgöl başaranlar termal suyunun zengin magnezyum, kalsiyum ve bikarbonat içeriği de kemik erimesine karşı etkilidir. Florür içerdiği için kemiklerin ve dişlerin kuvvetlenmesini sağlar Osteoporoz(kemik erimesi): Kalsiyum nedeniyle içmece ve
Eğer elinizi başınızın üzerine, karşı omuzunuza ve sırtınıza götürmede zorluk çekiyorsanız omuz hareketleriniz kısıtlanmış demektir. Hareketlerin kıstlanması donmuş omuzun erken belirtisidir. Sebebi ne olursa olsun hareket kısıtlılığının genel ismi donmuş omuzdur. Donmuş omuz hastalığının en önemli bulguları, omuz hareketlerinde ileri derecede kısıtlanma ile fonksiyon kaybı ve ağrıdır. Ağrı bazı hastalarda özellikle geceleri çok fazla gözlenir. Hastalık seyri sırasında üç evre görülür ki bulgular evrelere göre farklılıklar gösterir: 1. evre: Omuz ekleminin tüm hareketleri oldukça ağrılıdır. Eklem hareket açıklığında kısıtlanma başlar. 2. evre: Bu evrede hareket kısıtlılığı belirgin şekilde artarken ağrı azalabilir. 3. evre: İyileşme evresi diye adlandırılan bu evrede ağrı çok azalmıştır. Eklem hareketlerinde açılma görülür. Omuz eklemi hareket açıklığında kısıtlanma görülen hastalarda yapılacak cerrahi müdahaleler için en uygun evre olarak kabul edilir. Donmuş Omuz hastalığının nedenleri nelerdir? Donmuş omuz hastalığının tam sebebi bilinmektedir. Hastalık sıklıkla proksimal humerus kırığı, döndürücü manşet yırtığı, omuz cerrahisi gibi omuz travması geçiren hastalar ve bu nedenle uzun süre tespit edilenlerde görülür. Yine donmuş omuz hastalığı, şeker hastalarında yüksek oranda görülmektedir. Bunun yanısıra; hipotiroidi, hipertiroidi, tuberküloz ve nörolojik hastalıklarda da görülmektedi. Donmuş omuzun sebebi tam olarak bilinmemektedir. Omuz periartritinin bir çok sebebi vardır. Bazen bu sebeplerin birden fazlası bir araya gelebilir. Şeker hastalığı, iltihaplı romatizmalar, boyun fıtığı ve kireçlenmeleri, akciğer hastalıkları, omuz çevresi kasların yapışma yerlerindeki zorlanmalar ve tendinitler en önemli sebepleridir. nflamasyon giderici ve ağrı dindirici ilaçlar verilir. Kaslar gevşetilir. Derin ve yüzeysel ısıtıcı, elektroterapi, eklem hareket açıklığı egzersizlerini içeren fizik tedavi kürleri bugün için en iyi tedavi yöntemdir. Ev egzersizleri ile kombine olarak uygulanan fizik tedavi yapılır. Germe egzersizleri ile eklem hareketleri artırılır. Hastalığa sebep olan faktörler de ihmal edilmemelidir. Omuza yapılacak eklem içi veya bazı hastalarda eklem çevresine yapılacak enjeksiyonlar iyi sonuçlar vermektedir. Sıcak ve buz tedavisi uygulanır. Başlangıç döneminden soğuk uygulamalarını, ilerlemiş dönemlerde ise daha çok sıcak uygulamalar iyileşmede katkıda bulunur.
Başka bir hastalık sonrasında ortaya çıkan romatizma (romatoit artrit): umumiyetle yirmi-kırk yaş arası kadınlarda görülür. nedeni tam bilinmemekle beraber, iltihabi bir kadın hastalığından sonra ortaya çıktığı için; bir çeşit bağışıklık reaksiyonu olduğu sanılmaktadır. el ve ayakların küçük eklemlerinde, altçene kemiğinin kafatasına birleştiği yerde, köprücük ve göğüs kemiği eklemlerinde ağrı ile birlikte şişlikler görülür. hastalığın ilerlemesini beklemeden bir hekime müracaat edilirse, kaplıca tedavisi çok iyi sonuçlar verecektir.... Ancak aktif dönemlerinde kesinlikle kaplıca tedavisi ve sıcak uygulamalar önerilmez sakıncalıdır.
Eklem hastalıkları, kireçlenmeler, yumuşak doku romatizmaları, bazı romatizmal hastalıklar, yaralanmalar sonrası oluşan hasarların tedavisi. Kanın büyük bölümü iç organlar yerine cilt ve kas dokusuna gider. Kas dokusunun kan akımı 2,5 kat artar. Pompalanan kanın % 50'si kas dokusuna gider. Kaslara taşınan 02 belirgin olarak artar, başta laktat olmak üzere ağrı ve yorgunluk yapan metabolik artıklar daha kolay temizlenir. Deri reseptörleri uyarısıyla refleks yoldan psikolojik gerilim, stres azalır. Ciltteki ağrı reseptörlerinin etkilenmesi sonucu ağrı eşiği yükselerek periferik antaljik etki olur. Psikolojik rahatlama da ağrı azalmasına katkıda bulunur. Günümüzde birçok toplumda sağlığı koruma ve daha sağlıklı yaşama amacıyla sağlık turizminin temelini oluşturan “sağlık tatili” ya da “tatilde sağlık” kavramları yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Sıcak su, buhar ve çamur banyoları, içmeler gibi kaplıcalara özgü uygulamalara ek uygulanan egzersiz, masaj, diyet ve organik beslenme gibi doğal ve geleneksel yöntemler kaplıcaları günlük yaşantının getirdiği stres ve yorgunluk uzaklaştıran “sağlık tatili” için ideal bir ortam oluşturmaktadır. Buda wellness, fitness, anti-stres, anti-aging gibi uygulamaları içeren yeni kür kavramları geliştirmiştir. Daha sağlıklı zinde bir yaşam için kaplıcalarda değişik kür uygulamaları alınabilir. ıcak su banyoları, içmeler, inhalasyonlar ve buhar banyoları gibi kaplıcalara özgü uygulamalar ile, çoğu kaplıca merkezinde uygulanan egzersiz, masaj, diyet ve beslenme ve daha başka doğal ve geleneksel yöntemler kaplıcaları "sağlık tatili" için ideal ortamlar haline getiriyor. Bu arada, wellness, fitness, anti-stres, anti-yaşlanma gibi, yani stresi, yaşlanmayı önleyici, insanı daha güçlü yapıcı birtakım kür kavramları gelişiyor. Wellness denilen "sihirli" sözcük, İngilizce, wellbeing ile fitness sözcüklerinden türetilmiş yapay bir sözcük olarak, daha sağlıklı bir yaşam amaçlı bir tatil-dinlenme için kaplıcalarda kür almayı seçme ve daha sağlıklı olarak kaplıcadan dönme anlamında da kullanılıyor.
Tendinit Nedir Belirtilkeri Ve Tedavisi konusu Hafif bin incinme ya da aşırı kullanma omuz ya da dirsekte ağrı oluşmasına yol açabilir. Genellikle nedeni kası kemiğe bağlayan tendondaki küçük bir yırtık ya da iltihaptır. Belirtiler: Özellikle dirsek ya da omuzda eklemin hemen dışında ağrı ve hassasiyet Tedinit en sık omuz ve dirsekte görülür. Kemikte herhangi bir sorun olup olmadığını anlamak için röntgen çekilebilir. Tendinit tendonlarda kalıcı hasara neden olabilir. Ağrılı bölgeyi hareket ettirmemeye çalışmak da katılaşmaya yol açabilir. Eğer aşırı kullanma yıllarca sürerse önceleri belirsiz bir rahatsızlık yaratan bu durum daha sonra dokularda nedbe oluşmasına bağlı esneklik kaybına yol açabilir. Bazen dirsek ya da omuzunuzu dinlendirdiğinizde tendinitin yarattığı rahatsızlık birkaç haftada ortadan kaybolabilir. Yaşlılar-da ve etkilenen bölgeyi sürekli kullananlarda tendinit çoğu kez daha yavaş iyileşir ve genellikle ilerleyerek hareket kaybına neden olabilir; bu durum donmuş omuz olarak adlandırılır dizde şişme belirgin değilse kireçlenmeleri olan hastalar kaplıcalardan ve sıcak uygulamadan yarar görürler. -Tendinit (Tendon iltihabı veya kaslarla kemiklerin birleştiği bölümde meydana gelen iltihap) Tendon iltihabı
Tedavi Ettiği Hastalıklar: Diabet, şişmanlık, gut gibi hastalıklarda kanda birikmiş unsurları, bu arada şeker ve yağları temizler, asit ürik fazlalığının idrarla atılmasını sağlar, böbrek taşlarının büyümesine engel olur. KAPLICADA SAFRA KESESİ HASTALIKLARI TEDAVİSİ Safra kesesi hastalıklarında sodalı ve sülfatlı sular kullanılmaktadır. Safra kesesi taşlarının düşürülmesi ve tedavisinden sonra yeni taş teşekkülünü önlemek için kaplıca kürleri tavsiye edilmektedir. Safra kesesi tenbelliğinde, safra kesesi ameliyatlarından sonra ortaya çıkan hazımsızlıkların tedavisinde maden suları çok iyi neticeler vermektedir.Halk arasında “acı su” tabir edilen az mineralli sülfatlı sular aç karnına, günde 2 defa, 1-2 bardak içilerek alınır. Şifalı suların içilmesi safra kesesinin temizlenmesine neden olur ve taş bulunan hastalarda düşmesini sağlar. Ayrıca safra kesesi taşlarını erittiği gibi, yeni taşların oluşmasını da engellemektedir.Safra ifrazının azlığı ile ortaya çıkan ishal, asabi ishal, bazı gıdalara karşı hassas midelerin sebep olduğu ishal, tokluk ishali ve spazmlı kolitlerde tuzlu sodalı sular ve radyoaktif az mineralli sular tavsiye edilmektedir. Safra kesesi pankreas hastalıklarında; karbonatlı, hidrokarbonatlı ve sülfatlı sulardan faydalanılır. Yeni : KARACİĞER VE SAFRAKESESİ HASTALIKLARINDA Siroz başlangıcında, karaciğer iltihabı (hepatit) tedavisinden sonra, ailevi sarılıklarda, safra kesesi taşlarının tedavisinden sonra yeni taş teşekkülünü önlemek için kaplıca kürleri tavsiye edilmektedir. Safra kesesi tenbelliğinde, safra kesesi ameliyatlarından sonra ortaya çıkan hazımsızlıkların tedavisinde maden suları çok iyi neticeler vermektedir. Karaciğer ve safrakesesi hastalıklarında sodalı ve sulfatlı sular kullanılmaktadır. Dikkat: İlerlemiş siroz ve hepatit hastalıklarında kaplıcaya gidilmemelidir. Kanama ve akıntıyı artıracağından tehlikeli sonuçlar doğurması kuvvetle muhtemeldir.
yüksek tansiyon tedavisinde kalbin daha verimli çalışmasında, kronik, bronşit ve astım Maden suyunda zengin olarak bulunan minerallerden magnezyum, hücre içerisinde potasyumdan sonra en yoğun olarak bulunan katyondur. Hücre zarı, hücre içi ve hücre çekirdeğindeki birçok biyolojik olaylarda etkilidir ve kas ile sinirlerdeki elektrik uyarılarının iletilmesini sağlar. Kalp ve damar hastalıkları ile çok ilgisi vardır. Enfarktüs geçiren insanlarda magnezyum düşüklüğü saptanmıştır. Damar sertliğine yol açan damarlardaki yağ ve kalsiyum birikmesi de magnezyum eksikliğinden oluşur. Bikarbonat: Mide fonksiyonları, kan ve idrarda asit-baz dengesi Bikarbonat, sodyum, magnezyum, kalsiyum, sülfat, nitrat Kaplıca uygulamaları tansiyonu düşürdüğü için ayrıca bir tansiyon ilacı alan kişilerin tedavi süresince doz azaltmasına gitmesi gerekebilir

ETKİN BİR KAPLICA TEDAVİSİ NASIL OLMALIDIR ?

Kaplıca tedavisi, konu ile ilgili uzman doktorun yönlendirmesi ve yetkili doktorun gözetiminde yapılmalıdır. Kaplıca kür tedavisi, yetkili olan doktor tarafından düzenlenmeli ve takip edilmelidir. Bunu yanı sıra aşağıda belirtilen hususlar tavsiye edilmektedir.

-Tedavi süresi ve şekli; hastanın ve hastalığın durumuna, suyun özelliklerine göre belirlenir,

-Tedavi süresi ortalama 2-3 haftadır. Toplam banyo sayısı 15-20 civarında tutulur.

-Kürler günlük veya günaşırı yapılır. Günlük kürlerde haftada bir gün ara verilir.

-Banyo süresi 5-25 dakika olarak belirlenir. Süre başlangıçta az tutulur, giderek artırılır.

-Banyo kürleri genellikle sabahları hafif bir kahvaltıdan sonra uygulanmalıdır.

-Yeterli sıvı desteği sağlanmalıdır.

-Hastalar kürden önce mutlaka mesane ve bağırsaklarını boşaltmalıdır.

-Banyo içinde en rahat pozisyonda durulmalıdır.

-Suyun kaldırma kuvvetinden dolayı su içinde egzersiz kolay yapılır.

-Su içinde hareket deriden mineral ve gaz emilimini artırır.

-Fazla hareket dolaşım sisteminde aşırı yüklenmelere sebep olur.

-Banyodan sonra hasta iyice kurulanmalı ve iyi havalandırılmış ve termal şartlara uygun ısıtılmış bir odada 30-60 dakika dinlendirilmelidir.

-Dinlenmeden sonra kişi masaj ve egzersize alınabilir veya sportif aktivitelere katılabilir.

-Kaplıca kürü esnasında sebze ve meyve ağırlıklı gıdalar tercih edilmelidir.

KAPLICA NEDİR ? Doğal termal su veya termomineralli su ortamlarının çevresinde, halkın yararlanması için kurulan tesislerdir. “Kaplıca” teriminin kökeni, kaynarcanın üzerine hamam yapılması nedeniyle türetilen “kaplı ılıca” teriminin zamanla dilimizde kaynaşmış şeklidir. DOĞAL TEDAVİ UNSURU NEDİR ? Kaplıca tedavisinde kullanılan toprak, yeraltı ve deniz kaynaklı mineralli sular, gazlar, peloidler (çamurlar) ve iklimsel unsurlardır. KAPLICA TEDAVİSİ NEDİR ? Doğal tedavi unsurlarının, yöredeki iklim olanakları ve gerekli görülen diğer tedaviler ile birlikte kür tarzında uygulandığı bir tedavi şeklidir. KÜR NEDİR ? Tedavi etkeninin belli dozda, seri halde, düzenli aralıklarla ve belli sürelerle tekrarlanarak verilmesi ile uygulanan tedavi yöntemidir. BALNEOTERAPİ NEDİR ? Termomineral sular, peloidler (çamurlar) ve gazlar gibi doğal tedavi unsurlarının, banyo-içme-inhalasyon(soluma) yöntemleri ile kür tarzında tedavi amaçlı kullanımını ifade eden tıbbi bir terimdir. KLİMATERAPİ (İKLİM TEDAVİSİ) NEDİR ? Hava sıcaklığı, nemi, rüzgar şiddeti ve hızı, güneş ışınımı vb. iklimsel faktörlerin sistematik ve dozlanmış olarak kür tarzında uygulanmasıdır. PELOİDOTERAPİ (ÇAMUR TEDAVİSİ) NEDİR ? Doğal jeolojik veya biyolojik olaylar sonucu oluşan organik veya inorganik maddeler olan peloidlerin (çamurların) bir balneoterapi yöntemi olarak kullanılmasıdır. MİNERALLİ SU NEDİR ? Kendiliğinden veya sondaj-galeri yoluyla yeryüzüne çıkan, litresinde en az 1 gram çözünmüş mineral içeren, bakteriyolojik ve kimyasal kirlenmeye uğramamış, fizyolojik ve tedavi edici etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış sulara mineralli sular denir. TERMOMİNERAL SU NEDİR ? Yeryüzüne çıkış noktasında sıcaklığı 20 C ve üzerinde olan mineralli sulara termomineral su denir. TERMAL SU NEDİR ? Yeryüzüne çıkış noktasında sıcaklığı 20 C ve üzerinde olan sulara termal su denir. KAPLICA SULARI NEDİR ? Kaplıca tedavisinde kullanılan termal, mineralli ve termomineralli sulardır. KAPLICA TESİSİ NEDİR ? Kullanılan termal ve mineralli suyun veya peloidin niteliğine göre oluşturulmuş, bünyesinde termal tedavi havuzu, sıra banyoları, peloidoterapi birimleri ve tipine göre inhalasyon veya içme kürü birimleri bulunan tesislerdir.

1)BALNEOTERAPİ
• Banyo Kürleri
• İçme Kürleri
• İnhalasyon ( Soluma) Kürleri
• Peloidoterapi (Çamur) Kürleri
• Hidroterapi

2) KLİMATERAPİ (İklim Tedavisi)
• Açık Hava Banyoları
• Arazi Kürleri
• Helioterapi ( Güneş tedavisi)

3) BALNEOKLİMATERAPİ
- Balneoterapi ve Klimaterapi’nin birarada kullanıldığı yöntemdir.
4) FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON
• Elektroterapi ( Elektriksel uyarı )
• Egzersiz Tedavileri
• Ergoterapi
• Masaj ve diğer yöntemler

5) MEDİKAL TEDAVİ
- Kaplıca tedavisi sırasında hastaya lokal veya sistematik olarak uygulanan ilaç tedavisi yöntemidir.

6) PSİKOTERAPİ VE DİĞER PSİKİYATRİK YÖNTEMLER

7) DESTEK UYGULAMALAR
• Sağlık Eğitimi
• Diyet Uygulamaları
• Günlük Yaşam Aktiviteleri
• Davranış Değişikliği Eğitimleri
• Psikolojik Destek Yöntemi

1- Solunum Sistemi Hastalıkları
• Bronşiyal Astma (Astım)
• Kronik Bronşit
• Alerjik üst solunum yolu hastalıkları
• Pnömokonyoz

2- Cilt Hastalıkları
• Egzama
• Akne
• Sedef Hastalığı

3- Kas – İskelet Sistemi Hastalıkları
• Eklem hastalıkları
• Kireçlenmeler
• Yumuşak doku romatizmaları
• Bazı romatizmal hastalıklar
• Yaralanmalar sonrası oluşan hasarların tedavisinde

4- Kalp – Dolaşım Sistemi Hastalıkları
• Kalp yetmezliği
• Dolaşım bozukluğu
• Hipertansiyon
• Arter hastalıkları

5- Mide – Bağırsak Hastalıkları
• Mide hastalıkları
• Şeker hastalığı (Diyabet)
• Şişmanlık (Obezite)
• Gut
• Karaciğer yetmezliği tedavisi

6- Böbrek ve İdrar Yolları Hastalıkları
• Kronik sistit
• Kronik böbrek taşları
• Fonksiyonel yetmezlik

7- Kadın Doğum Hastalıkları
• Genital organın kronik hastalıkları
• Kısırlık
• Ameliyat sonrası hastalıklar
• Ağrılı ve zor adet görme
• Genital akıntı

8- Nörolojik Hastalıklar
• Omurga hastalıkları
• Travmatik lezyonlar
• İnme rehabilitasyonu

Suyun Özellikleri Kimyasal sınıflandırılmasının; bikarbonat, sodyum, karbondioksit ve hidrojen sülfürlü olarak yapıldığı Gazlıgöl kaplıcası suyunun içinde klorür, iyodür, bromür, florür, sülfat, nitrat, nitrit, hidrofosfat, karbonat, bikarbonat, hidroarsenat gibi iyonların yanı sıra, serbest karbondioksit ve serbest kükürtlü hidrojen gazları bulunmaktadır. Ayrıca kaplıcanın temperatürü 64 C, radyoaktiviTlferi Rn 0,2 ile 0,29 eman arasında değişmekte olup, pH değerleri ise 6,9'dur. Basında Gazlıgöl Avrupa’da kalp hastalarına karbondioksitli gaz içeren kaplıcalar öneriliyor. Afyon’daki Gazlıgöl Kaplıcası ise böyle bir amaç için bulunmaz cennet. Ayrıca içme olarak kullanıldığında karaciğer ve böbreklere iyi geliyor. Gazlıgöl Kaplıcası, karbondoksit açısından da oldukça zengin. Bu kaplıcanın suyunda çözünmüş halde karbondioksit gazı var. Söz konusu özelliği nedeniyle kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde banyo şeklinde kullanılan en ideal su olarak kabul ediliyor. İ.Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeki Karagülle, Avrupa’da kalp hastalarına karbondioksitli kaplıca önerildiğini belirterek ‘Avrupa’da ekip çalışması yapılıyor. Hastalar bu tür kaplıcalara doktor kontrolünde yönlendiriliyor. Bu bilgiler ışığında karbondioksit açısından zengin olan Gazlıgöl Kaplıcası’nın da kalp ve damar hastalıklarına karşı iyi gelmesi bekleniyor’ diyor. Gazlıgöl Kaplıcası’ndaki sular hem içiliyor hem de burada banyo yapılabiliyor.
İçme olarak kullanıldığında mide rahatsızlıklarına, karaciğere, bağırsak spazmlarına, safrakesesine iyi geliyor, böbrek taşlarının düşürülmesini sağlıyor. Banyo yapıldığında ise tansiyonu düşürüyor, romatizmal hastalıkları, ‘nevrit’i (sinir ucu iltihabı), deri hastalıklarını, bazı kadın hastalıklarını, kronik bel ağrısı, kireçlenme kas ağrıları , idrar yolları iltihabı, hemoroid, cilt hastalıklarında (sedef, egzama, akne) kalp ve damar sertliğini giderici etkisi var. Gazlıgöl kaplıcasında içme ve banyo tedavilerinden başka, suyun bulunduğu kapalı ortamlarda oluşan nemli ve buharlı havayı solumak da tedavi edici özellik taşıyor. Solunum yoluyla kalbin çalışma kapasitesine, ritmine, atım hacmine etkileri, koroner damarları genişletici ve arteriel tansiyon düşürücü tesirleri olduğu gibi solunum yollarını rahatlatıcı etkileri de bulunmaktadır. Gazlıgöl kaplıcasında vücudun ihtiyaç duyduğu kombine bir tedavi ve dinlenme imkânı rahat bir şekilde sağlanabilmektedir.
Kükürtlü ve radyoaktiviteli Afyon Gazlıgöl kaplıca suları ve çamur uygulamaları deri hastalıklarının tedavisinde olumlu sonuçlar vermektedir. Termal sularının etkisi ile ciltteki kirli kan temizlenmek üzere dolaşım sistemine püskürtülmekte; bu sırada çamurdaki tek hücreli amiplerden oluşan organik maddeler de ciltteki gözenekleri açmaktadır. Kalbe ulaşarak temizlenen kirli kan yeniden cilde dönerek hücrelerin yenilenmesini sağlamaktadır. Böylelikle cilt kendini yenileyerek güzellik ve sağlık kazandığı gibi başta sedef, egzama, kaşıntı, istenmeyen kokular gibi cilt hastalıkları ortadan kalkmaktadır.
Afyon Gazlıgöl Termal suyundaki karbondioksit gazı, sinirleri uyararak kaslara daha fazla kan gitmesini sağlamaktadır. Sıcak suyun etkisi ile ağrıda azalma görülmekte olup aynı zamanda tedavi süresince ve sonraki günler de hasta bölgenin iyi korunması gerekmektedir.
Gazlıgöl kaplıca sularının içerdeiği demir minaralizasyonunun fazla olması nedeniyle, Kolit, polip, divertükül, kabızlık gibi şikayetler sonucunda ortaya çıkan ağrı ve spazmların giderilmesinde, karaciğer rahatsızlıkları, karaciğer iltahaplarında, düşük olan hemoglobin alyuvarlar değerlerinin yükseltilmesi ile anemi(kansızlık) tedavilerinde olumlu etkileri görülmektedir.
Afyon Gazlıgöl kaplıca sularındaki radon gazının olumlu etkisi sonucunda ortaya çıkmaktadır.
Afyon Gazlıgöl termal sularının içeriğinde bulunan mineral bakımından zengin olması, gastrit, ülser, divertükül, reflü gibi rahatsızlıklar sonucu ortaya çıkan ağrı, gaz, hazımsızlık gibi şikayetlerin giderilmesinde olumlu etki göstermektedir.